Allah'ın yarattığı en güzel hayvanlardan birisidir.
Papillion
Steve McQueen ve Dustin Hoffmanın rol aldığı izlemeye değer bir film
Papillon
Bir kadın için ne de güzel bir üye adı olurdu bu... Henri Charriere'nin muhteşem romanı, özgürlüğe çırpılan kanatların serüveni, hem de kelebek kanatlarıyla dünyanın etrafında birkaç tur atar gibi ve "Banko"da da bu hikayenin devamını bulur okumaktan tat almayanlara bile önerilir.
hasta kelebeğe ziyaret..bana yazılan ilk ve en anlamlı şiir=(..özlüyorum sanırım hemde çok..=((
tüylerimi diken diken yapan papillon sarkısı(fransız edebiyatında kelebek)
kelebek çobanı
kitap 650 sayfadır.. film yanında halt etmiş olup kitap aşırı sürükleyicidir.
ve burda bitirmez. henry yazmaya hayatında yeni bi başlangıç yapmak için gittiği venezuella caracas'tan devam eder ve ''banko''yu yazar mutlaka okunmalı
rengimi pul pul kaybediorum mevsimime girerken
çirkin bi' kadının makyajlı halidir kelebek ..
öyledir
kelebek
son isteğin nedir?
sorusu,
çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?sorusundan.
çünkü,o soruyu
kimse kimseye soramadı,
korkusundan.
ö.asaf
Etkisi
Çoğu kelebeğin kanatlarının üstünde ve altında birbirinden farklı desenler bulunur. Kelebekler bu desenleri kamuflaj yapmak için kullanır. Vücutlarının alt kısımlarında genellikle soluk renkler vardır. Saklanmak istediklerinde kelebekler bu renklerinden faydalanır. Daha parlak ve canlı renklerdeki desenlerini ise sadece gerektiği zamanlarda -çiftleşme dönemlerinde olduğu gibi kanatlarını açyk tutarak ortaya çıkararlar.
kelebek sallamak sanattır !
kelebeğe sallama deme dedirtme !
:)
belimde dövmesi olan hayvan öyle güzelki kelebekler ...
İyi kalpli yalnız bir adam birgün bir koza bulur. Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı. Onunla tüm yalnızlığını, tüm sevgisini paylaşır. Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam kelebeğine hayran, bırakamaz onu bir türlü. Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar, çiçekler vardır da kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine, yalnız bırakamaz onu. Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır.
Ama adam bilir ki "Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir." Kelebeğine son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne, kırlarına, çiçeklerine doğru...
Kelebek mutlu olmasına mutludur ama hiçbir meltem, hiçbir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz. Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce...
Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp durur boşluğa. Kelebekse hâlâ konacak sıcak bir avuç aramakta! Böylece kelebek şunu anlar;
"Bazen ait olduğumuz yer orasıdır; sıcak bir avuçtur biliriz. Ama o yerin bize ait olma ihtimali bir hiçtir."
Böylece adam şunu anlar:
"Hiçbir sevdayı yalnızca sevgiyle yaşatamazsınız."
O günden sonra kelebek, adama duyduğu özlemi gömecek bir dağ aramaya başlar. Ama gücü tükenene dek arayıp da bulamayınca anlar ki
"Hiçbir dağ bir özlemi gömebileceğimiz kadar büyük değildir."
Adamsa artık sevdasını koyar avuçlarına kelebeğinin yerine.
kitabını okuduktan sonra filmi pek o kadar keyifli gelmedi..bence okunması tavsiye edilesi bi kitaptır sadece..
bizdede fafatara derler
lazona da 'parpali' derler ona.
afrikada uçan kelebeğin amerikada yarattığı fırtınayı istiyorum...kelebekleri nasıl sevmeyelim kı...
ve sen KELEBEK !
Omuzlarindaki yük kadar güclüsün!