İÇİNE DÜŞTÜĞÜM KUYU

blog'a geri dön

37 yorum var - 27 Haziran 2008 15:10

Parmaklarımın arasında tuttuğum kalemden dökülen ilk sözler oldu bunlar yıllanmış bir aşkın yeniden hayat bulacağına inanmak gibi yersiz bir beklenti içine girmek ve sonucu her daim biliyor olmanın hissettirdiği hayal kırıklığının kurduğu cümleler olmasıydı belki…

Hiç cevap bulamadığım soruların ve onların içine kattığım yenileriyle eşsiz bir uyum içinde hiç yadırgamadan, yabancılaşmadan yaşayıp gidiyor oluşumuza şaşırıyorum bazen ama elden bir şey gelmiyor alışmak tek çare gibi görünüyordu her koşulda…
Ve zaman geçiyordu ve bizler hep alışıyorduk ve bunu hiç fark etmiyorduk!

Çözümler üretmeye çalışmıyorum artık…
Telefonda duyduğum sessini düşününce artık eskisi kadar aşık kalamadığımı anladığımdan belki çokta fazla üzülmüyorum ama yıllanmış bir alışkanlığın dile getirdiği bu hayalin yitik cümlelerime kattıklarından dolayı da mutlu olmuyor değilim…
Belki en çok bu yüzden seviyorum terk etmiş, edilmiş acının koynunda sızan kelimeleri…
Belki bu yüzden aşkı yazmayı seviyorum en çok…
Ve evet bu yüzden sadece üzüldüğümü sanmalarına gülümseyebiliyorum…
Bilmedikleri bir şey olduğunu hiç fark etmiyor olmalarına ise hiç şaşırmıyorum insanların…
Gördükleri bir pencere var ki o pencerenin ardında olanları görmeyi bilmeyenlerin dünyasında yaşadığımın bilincinde olduğumdan beklide gülüp geçiyorum bütün

Öylesi cümleler değil kurduklarım en azından ben böyle düşünüyorum aslolan da bu değimli senin, onun ya da bir başkasının ne hissedip, ne düşündüğü değil, benim ne hissettiğim benim ne düşündüğüm ve bu cümleleri bana neyin, neden ve niçin kurdurmuş olduğu…
Anlatacak değilim şimdi burada yeniden başa dönmek istemiyorum yetiri kadar yüzleştim onunla yeniden anlatarak başladığım yere dönmek istemiyorum…

Yaşamıma kattıklarım, yürümeme engel olan ama bunun olmasına dahi sebeleri olan tanımama ve kendimle tanışmama yardımcı olan hayal kırıklıklarından öte değil ama her şeyden önce yürüdüğüm yolda belirliyi izler bırakarak ilerlememe sebep olanlar ki bilirler
,
Onlara diyecek lafım olur mu bilmiyorum ama bir çeşit hissinin içimde olduğumu seziyorum…
Ve bu gerçeğin ilk defa korkutmuyor olduğunu hissediyorum…
Yüzümü güneşe dönüyorum…
Gözlerimi kapatıyorum…
Kollarımı açıp rüzgarı hissediyorum…

....

düşün ki o bu yazıyı okuyacak. aslında okuyamayacak. hem sen grevde değil miydin kuzum ? :)

acacia  27 Haziran 2008 15:30  

o benim kelimelerimi hiç görmedi görmeyi hiç istemedi zaten...
bu sebeple evet :)

grev bitti sizi sevdiğimden eziyet edemiyorum :)

tanura  27 Haziran 2008 15:34  

kahrolsun .:)

acacia  27 Haziran 2008 15:52  

boşverelim olmasın...
onun kadar ben benim kadar o akıllandım :)

tanura  27 Haziran 2008 15:54  

akıllanmacaz di mi len

sweet drop  27 Haziran 2008 15:56  

di mi len'ini yerim diycem çok alakasız olcak yazıyla ama olsun :)

tanura  27 Haziran 2008 15:58  

bi akıllanmalar bişiler

acacia  27 Haziran 2008 16:03  

sorma büyüyormuyum ne..
pek havalıyım pek bi şeyim :P

tanura  27 Haziran 2008 16:03  

Yolun hep açık olsun... Ve evet bizler onlar tüm suretler yolumuzda karşılaştığımız herkes aslında emanettir.. ve senin gibi güzel, kalbiyle dimdik duran kadınlar emanetleri hep iyi yolcularlar.... :)

stargazer1974  27 Haziran 2008 16:09  

Teşekkür ederim Başaksanırım isminle hitap etmek daha çok hoşuma gidiyor :)

tanura  27 Haziran 2008 16:14  

Ama, ama...hayatım özelden istediğin kadar tabiiki ... sapıklarla uğraşıyorum zaten şu sıra yapma canım yakıyorsun valla ..

stargazer1974  27 Haziran 2008 16:24  

onlar isimli isimsiz her halleriyle var ama rican geçerlidir :)
ama korkma sapıklar blog okumuyor direk pmden taciz durumundalar:)

tanura  27 Haziran 2008 16:25  

Ve değiştirmemen de bakii.....

stargazer1974  27 Haziran 2008 17:26  

hep oldugu gibi hissedilenlerin güzelliği..

sophiaa  27 Haziran 2008 17:34  

yeniden diriliş mi desem yoksam küllerinden bir kelebek mi doguyor desem. ama acın yavas yavas nasırlasıyor.. kasımayı bırak da yarayı kabuk baglasın sende nefes almaya başla artık.

metabolic  27 Haziran 2008 17:35  

Teşekkür ederim...

tanura  27 Haziran 2008 22:57  

en çok alışmayı sevmiyorum ben bu hayatta. daha doorusu kötü giden olumsuz şeylere alışmaya uyuz oluyorum. tüm heyecanını tüm değerini yitirtiyo :( güzel olan herşey rutin olsun hayatında bebek ;)

medusagnc  30 Haziran 2008 18:15  

hayat alışkanlıktan başka bir şey değil gibi bazen :/

tanura  01 Temmuz 2008 17:54  

bir acıyı yaşadık her nefeste
her nefeste bir acıyla yaşadık

:)

migliore  11 Temmuz 2008 12:14  

ve her nefeste bir acıyı yaşattık!

:)

tanura  13 Temmuz 2008 01:20  

her nefeste yalnızlığı tattık içiiza çektikçe nefessiz kaldık

end of daze  14 Temmuz 2008 13:29  

yeni bir yaşamı keşvettik

tanura  14 Temmuz 2008 17:28  

Yüzümü güneşe dönüyorum…
Gözlerimi kapatıyorum…
Kollarımı açıp rüzgarı hissediyorum…
Yaşıyorum! Yaşıyorum! Yaşıyorum!Yaşıyorum! :)

yasee  14 Temmuz 2008 17:52  

yaşamaya devam etmeni diliyorum...
ve hissetmeni her daim :)

çok düşünceliyim hep iyi dileklerde bulunuyorum :P

tanura  14 Temmuz 2008 17:54  

yansısın dileklerin o vakit sana:)

yasee  14 Temmuz 2008 17:55  

sağolsın yasem dileğin kabulümdür :)
sende benim gibi pek iyi niyetlisin :P

tanura  14 Temmuz 2008 17:55  

öyleyimdir :) oda senden mi yansıdı ne bana:P

yasee  14 Temmuz 2008 17:57  

çok iyiyim ben pek güzle şeyler yansıtıyorum keisn bendendir o yansıma kızım ışık gibi doğuyorum yüzüne daha ne olsun :P

tanura  14 Temmuz 2008 17:59  

tüm ömrüm çalıntı zamanların bileşkesiydi,
gerçekten bana ait tek an yoktu içinde...
bakalım gelecek neler getirecek böcüğüm...

elestirel  05 Ağustos 2008 12:09  

bakalım neler getirecek ve getirirken neleri önüne katıp götürecek...

tanura  05 Ağustos 2008 12:57  

yaşıyorum..soluk alıp veriyorum sadece buna yaşamak denirse haklı yaşadığımı söyleyenler

dylon  24 Ağustos 2008 20:57  

inat ederek biraz da

dylon  25 Ağustos 2008 14:51  

kaybetmeden zamanı!

tanura  25 Ağustos 2008 14:52  

istemesek te yitip gidiyor zaman

dylon  25 Ağustos 2008 15:25  

yitip gitmek zorunda zaman...

tanura  25 Ağustos 2008 15:26  

kaybolmalı zaman o halde bir yerde

dylon  25 Ağustos 2008 15:28  
bu yazıya puanı basanlar: