İÇİNE DÜŞTÜĞÜM KUYU

blog'a geri dön

30 yorum var - 04 Haziran 2008 15:31

Biliyorum ki duyduğun, okuduğun en saçma sözler olacak bunlar…
Bilmeyeceksin, anlamayacak kadar uzaklaşmış olacaksın benden…
İki yol ayrımında hiç başlamayan bir aşkın vedasını edeceğiz ve bir kez daha ve ters yönlerde yeni bir hayata adımlar atmaya başlayacağız…
Belki hiç dönüp bakmayacaksın ardın sıra bıraktığın boşluğa ve belki ben hiç durup bakakalmayacağım
Bir dönüş yolunda yeni bir düşle yeniden adımlar atacağım hayata becerebildiğim kadarıyla…
Kinli bir coğrafyanın ayazında yön bulacağım…
Her bitişin ardında olduğu gibi yine senden nefret edip küfürler savuracağım larıma!

Gel diyemeyeceğim, sesimi duyamayacak kadar uzaksın artık bana.
Ateşten bir gömleği giyer gibi sarıldığım tenin de ve hissettiğim sıcaklığında yeniden son bulacağım ve kokunu içime çekemediğim bir yarında hayatın bana bıraktığı izleri takip edeceğim!

Sen gecenin karanlığından bir sabaha terlemiş uyanacaksın!
Fark etmeden acıttığın canımın kinine terleyeceksin belki bir kadının kayganlığında yeniden hayat bulacaksın yaralarını saracak tazeleneceksin!
Ve belki bende yeni bir göğüste aşkı arayacağım, sevdiğimi sanacağım ya da sevildiğime inandırıp kendimi avutacağım bedenimi ve ruhumu!
İnanamadığım tanrıya sığınma ihtiyaçlı bir gecede bir uçurumun en uç noktasında kollarımı geceye açacağım ve diye bağıracağım!
Dudaklarım uçuklayacağım, kelimeler boğazımda düğümlenecek, ağlayacağım!
Hiç duymadığım bir his ile vazgeçemeyeceğim yaşamaktan!
Yeniden savaş vereceğim kendimle!
Bütün fotoğraflarını yakacağım mesela ve bütün hatıraları silmek isteyeceğim hafızamdan!
Hiçbir filmi seyretmeyeceğim, senin izin olan hiçbir sokağa sapmayacağım!
Yeni yerler keşfedeceğim içine yeni hayatlar sığdırabileceğim yeni

Geri dönüp baktığımda sana gülümseyecek kadar seveceğim her şeyi!
Ve sen işte tam bu anda geri dönmek için savaş verecek kadar sevmeye başlayacaksın beni
Ben seni artık sevemeyecek kadar özgür kalmış olacağım ve yine gecikilmiş bir sevginin ardından baka kalacağım(z)!
Treni kaçırmış olmanın hüznüyle bir daha seferi bekleyeceksin(ğiz) !
Önce istasyondan hiç ayrılmayacaksın(ğız)!
Zaman geçicek ve beklemekten yorulacaksın(ğız) vazgeçeceksin(ğiz)!
Yavaş yavaş yol almaya başlayacağız, kendimize beklemenin bir faydası olmadığını defalarca anlatacağız ve ikna etmek için uğraşacağız.. yürümeyi yeni öğrenmiş bir bebek bilincinde ağır adımlar atacağız ve her adımda geriye bakacağız!
Gelen ve gidenin çizelgesini çıkartacağız ve daha seri adımlarla devam edeceğiz yürümeye
Hayatın bizi yeniden buluşturmasını dileyeceğiz beklide ve yeniden kızacağız bir kez daha küfür edeceğiz kaçırdıklarımıza!
Kendimizden nefret etmemeye çalışsak ta içten içe kin kusacağız öfkemize ve göremediğimiz daha doğrusu görmeye bilemeyen gözlerimize!

Ve çığlık atacağız kendi kendimize!
Gördüklerimize, dokunduklarımıza, yürüdüğümüz yolların karamsarlığına ve şu cümleyi tekrarlayacağız;

ve susacağız kimsenin duymadığının bilincine vararak susacağız!
Ne biz kalmış olacağız, nede parçalara bölünmüş olacağız…
Sevemediğimiz her şeyle yaşamın telaşına karışacağız!

.........

yazılcak şeymiydi şimdi bu..

sweet drop  04 Haziran 2008 15:42  

neden ki ?

tanura  04 Haziran 2008 15:45  

«ben sana git..me derken onurun wardı senin,
gözlerinin rengi wardı
ben içime hangi duayı katsam
amininde sesin wardı..



şimdi tüm mumlarım karardı
her yaprağım sarardı
öğretti hayat
senle harcadığım her dakika zarardı!
»

ex nihilo nihil fit

yazının güzelliği fark ettiriyor kendini.. özlemistik ,)

momento mori  04 Haziran 2008 15:46  

teşekkür ederim momento kattıkların için :)
en çok senin içindi aslında yazmayı düşünmüyordum uzun süredir :)

aslında buraya eklemeyi :)

tanura  04 Haziran 2008 15:48  

off
acıttı..

CourtneyLove  04 Haziran 2008 15:51  

:)) eyw..tşk güzel oldu ama
ki ne zamandir sağlam bir blog okumadim..
eline sağlık..

momento mori  04 Haziran 2008 15:52  

acıtmasın isterdim...

teşekkür ederim :)

tanura  04 Haziran 2008 15:53  

Bu topraklarda hep aynı hikaye.
Birileri gider, birileri kalır. Kalır. Ve Kalır.

minnie mouse  04 Haziran 2008 16:24  

giden ve kalanların yazdığı hikayelerdir okunanlarda...

aynı yazgı yeni cümlelerle yeniden hayat bulur!

oysa ki çok acı!

tanura  04 Haziran 2008 16:30  

Sen gecenin karanlığından bir sabaha terlemiş uyanacaksın!

enkoyu  04 Haziran 2008 18:20  

Hep çocuk kalsaydım..
Ayrılıkların sadece masallara ait olduğunu zannederdim ozaman..

blackvitruvius  04 Haziran 2008 20:08  

acı bır geçek en güzel yalandan iyidir

sasa123  04 Haziran 2008 20:14  

oluk oluk ter akacak bacaklarından gecenin!
masalların bile mutlu sonda bittiği birhayal de yeniden karşılaşmak adına yol aldım...

ve gerçekti tercihim!

tanura  04 Haziran 2008 23:02  

neden neden dedin ki

sweet drop  04 Haziran 2008 23:05  

diyesim tuttu galiba :/

tanura  04 Haziran 2008 23:06  

Seni götüren trenin arkasından gözyaşı dökeceğim
Beni unutma diye.
Islanmamış hayallerimi sallayacağım.
Sen görmesen de.
Sonra;
Parmaklarımın arasındaki umuttan
Bir nefes çekeceğim
Her şeye rağmen…
Ağlamayı unutmadığım gibi
Unutmayacağım seni
Ve ben;
Eskişehir tren garında hep seni bekleyeceğim.
Gözyaşı akan gözlerimi körlemek için.

-FeaRaF-

FeaRAnDFeaR  05 Haziran 2008 12:01  

her zaman olduğu gibi dön başa

Ferentina  05 Haziran 2008 17:24  

hep aynı oyunu oynuyor insan!

tanura  05 Haziran 2008 22:27  

....akılsız başın cezası..

sweet drop  05 Haziran 2008 22:34  

evet bunu anlamak güzel ama...

tanura  05 Haziran 2008 22:40  

bazen ayak izleri kalır üstümüzde. dogum lekesi misali. ölüm lekesidir belki onlar da..

qermezin  06 Haziran 2008 16:56  

her ölüm yeni bir doğum sanki

tanura  06 Haziran 2008 17:00  

çekip gidemezsin.. geri dönemezsin.. kalakalırsın.. eski tadı olmaz.. ne O'nunla ne O'nsuz...

Mahbube  07 Haziran 2008 18:19  

bazen gitmek gerekir...ve tabii git demekte....
bana ne git diyen oldu nede ben becerebildim gitmeyi...ah ''''tanura'''' tuzlu yağmur gibi yağdın bu sargısız yaraya...:(

leyliyar  07 Haziran 2008 19:53  

...
ne gitmek ne kalmak en kötüsü değil mi arada kalmak...
---------------

...
zordur kararsızlıklar...severken gitmek daha da zordur...istemsizce kararlar vermek...arkaya dönüp bakmadan gitmek...evet beklersin birinin git demesini çoğu zaman kendinede şaşırarak ama duymaktanda korkarsın ya işte öylesi bir şey geriye kalan tek çare zamandır elinden tek gelendir öylece bırakmak her şeyi olduğu gibi...

canını acıtmak istemezdim...

tanura  07 Haziran 2008 20:11  

tanura.. evet..ne yutabilmek.. ne tükürüp atabilmek.. boğazında düğüm gibi kalmak..
Leyliyar.. bükme dudaklarını sana gülmeler yaraşır.. bağımızın şen bülbülü...

Mahbube  08 Haziran 2008 00:45  

yutkunamamak...

tanura  08 Haziran 2008 16:07  


en büyük kandırılmışlıkları en başından biz kendimize yapıyoruz..sırf bianlık mutluluk ıcın inanmış numarası yapıyoruz..sonunun bir öncekinden farkının olmayacağını bile bile kendimizi hançerle delik deşik yapıyoruz..biz kendi ipimizi kendimiz çekiyoruz..sonra vahlanıyoruz..
hayatlarımıza devam ediyoruz..
tekrar baştan..
ama ...
eline sağlık

NinjaOlamayanKaplumbagalar  17 Haziran 2008 19:43  

Güzel arkadaşım.. kadınlığını unutmadan yazabilen ender kadınlardan...Ve kalem eline çok yakışıyor......

stargazer1974  19 Haziran 2008 01:33  

Teşekkür ederim canım...
düşüncelerin beni çok mutlu etti :)

tanura  19 Haziran 2008 12:50  
bu yazıya puanı basanlar: