İÇİNE DÜŞTÜĞÜM KUYU

blog'a geri dön

45 yorum var - 06 Mayıs 2008 20:20


İçinden süslü bütün cümleler yayılır etrafın nda…
Birlikte çekilmiş eski fotoğraflar, saklanmış hatıra biletler odanın dört bir yanında...
yayılır karanlık boşluğa, ayakuçlarımda…
Ve hayat soluksuz kalır derin nefes nöbetlerinde!
Bir sancı sarar bedenin kasık boşluğunu, bir sıcaklıktır
Beden ateşe tutuşmuştur geçmişin özleminde…
Hiçbir ten ve hiçbir soluk baştan çıkaramaz savunmasız zaman dilimlerinin kemirgen yalnızlıklarını…
Ve hiçbir bakış kutsayamaz ruhun hüzün kulvarın da gezinen karanlık gölgelerini…
Ve kanar
Ellerimden akan kan yayılır siyah zeminin kayganlığın da, başa sara film eski bütün hikâyeler canlanır gözbebeklerinin ıslaklığın da…
Hatıralar ele alır ruhunun gökkuşağı renklerini…
Bir cam önü sessizliğinde baka kalırsın sokak arasındaki çocuk kalabalığı gülüşlerine…
Gülümsemek içinden gelmese de zorlarsın yüzündeki hüzünlü samimiyeti…
Geçmiş işte dersin adı üste yaşanmış koca bir geçmiş!
Bırak kalsın geride dersin!
Başa dönmeden devam etmek gerek diye de yinelersin kendine defalarca!
Aklında tut bu kahrol asıca gerçeği diye küfretmeye başlarsın dağınık fotoğrafları tekmelerken cümlesiz yarınların boşluğunda…
Midendeki acı ve ağzındaki o garip tat ile eşlik edersin
Gölgeler gelip geçer ruhundan olursun ve içeri sızır korkular, soğuk girer boşluklarından
Kolların sarmazken bedenini durup düşünürsün ve tekrar dilenir yanılgıların sayıklar geçmişi bir kez daha başlar küfür da boğulursun…
Ve evet geçmişten feyiz alır geleceğe korkarak merhaba dersin...
Evet kabullenirsin…
Acı diner, zaman geçer ve sen ve ben alışırız…

Bunlar bir bütünü yok belki bir anlamı var mı “olmayan” sence, sizce bilmiyorum sizin için öneminin olması benim için ne kadar önemli onu da bilmiyorum ama vardır benden yana bilinmez bir yanı…
Bilmezsiziniz belki siz, belki anlatamam bende ama işte bırakmalı şimdi sorgulamamalı yeniden

zamanla kabuk bağlar yaran
zamanla geçer acısı
zamanla iyileşirsin
zaman gelir bakarsın yara yerine dersin
!..

ezomin  06 Mayıs 2008 20:27  

zaman geçer kabuk bağlar
sızı diner yara sağalır

aklıma bu sözleri getirdi...
evet zaman geçitikçe bu cümleyi kullanıyor insan iyiki çok eskiden geliyor sessi gülümsüyorum...

tanura  06 Mayıs 2008 20:29  

aldığın her nefesin hakkını ver arkadaşım. dün geçti yarını kim bilir. sen günü gör, günde yaşa, günü bil

ezomin  06 Mayıs 2008 20:31  

zamanın diline bir parmak bal çalarsan
seni göz yaşında boğar.
geçmiş geçmiştir...
rüzgar gibi esip gitmiştir.
eğer yenilip dönüp bakarsan
seni kendi içinde eritmiştir.

-eline saglik. ,)

momento mori  06 Mayıs 2008 20:35  

bir aşk yazdırabilir bunları sana.. bi ayrılık haykırtır.
kötü diye bişi yoktr.. geçmiş yalnızca bir rapsodidir, her seferinde daha iyi olacağını sandığın,
geriye dans etmek kalır..sana .. bana.. bize..
sevgiler

s u n f l o w e r  06 Mayıs 2008 21:36  

aşk acıdır acıtır

decesle  06 Mayıs 2008 22:14  

aşıkmısın =)

ShaiTanMaZaR  06 Mayıs 2008 22:14  

ya da ben onu kendi içimde eritiyorumdur... olailir mi ?
teşekkür ederim momento...

tanura  06 Mayıs 2008 22:21  

ne güzel demişsin teşekkür ederim sözüme kattığın sözün için...

tanura  06 Mayıs 2008 22:22  

aşk acıtır evet aşk ağlatır aşk güldürür hepsi bir arada...

aşık değilim :))

tanura  06 Mayıs 2008 22:22  

yalnızlığa İSYAN aşka ÖZLEM...

depresifik  07 Mayıs 2008 15:34  

bir nevi...
özlemler büyüyor...

tanura  07 Mayıs 2008 15:36  

acılarla birlikte...
ve kahrolası zaman GEÇİYOR
boşu boşuna:(

depresifik  07 Mayıs 2008 15:41  

bana soracak olursan
sesim kâtil, ellerim ihtiyardı

olabilir, ellerin genç ;)

momento mori  07 Mayıs 2008 19:44  

dilim varmaz söylemeye,
sessim gitmez öteye...
zaman geçiyorsa
su yolunu buluyorsa
geçen zaman haydan huya gidiyorsa
zaman acı
hayat yitik ama vardır bir bildiği
vardır bir anlamı belki boşu boşuna dediğimiz şu kahrolasıca zamanında...
.......

ya da avuca sıümayacak kadar çoklardı biz hiç göremedik...

tanura  07 Mayıs 2008 19:49  

,
senin giydiğin ihânet
senin sewdiğin yalandı.
uyandın
artık 'sabahların kıyamet'
bahçelerin talandı.

ne güzel işte..
su yatağını buluyorsa.. bırak aksın
gitme peşinden.

momento mori  07 Mayıs 2008 19:53  

gitmek yok,
kalmakta...
bir yol var
ayaklarıma düşen bir görev de
yürümek var...

tanura  07 Mayıs 2008 19:55  

evet, yürümek,
yarına,yarına,yarına...

depresifik  07 Mayıs 2008 19:59  

durmadan yürümek...

tanura  07 Mayıs 2008 20:01  

yolunuz açık olsun..
.. izlicem..
gölgenizden beni,
aklınızdan 'şahrud'u çıkarmayın..

momento mori  07 Mayıs 2008 20:02  

acı acıtır önce..sonra da geçerken çizmiş olduğunun rahatlığı ile gider..üstüne sardığın sargıbezleri sürekli kanar..sen değiştirirsin o kanar..sürer gider..elinde sargı bezi kalmaz..zamanla nükseten ağrıların için ağrı kesici içmeye başlarsın..sora ona da gerek duymazsın..çırılçıplak kalakalırsın..yeni acıların seni kanatmasına hazır olduğunu sanırsın..gelen gideni aratır cümlesini yer kıçının üstüne oturursun...

sweet drop  07 Mayıs 2008 21:00  


Gecenin göğüs kafesindeyken ve aşkın ağzında
Acı bir

Daha derindir aşkın kuyusu,
Her düşen ölür, her ölen düş’e(r)
değil ardına düştüğümüz
Kaf dağından bu denli yanan
değil

gece, dik yamaçlı deli bahçe
, nefes yakar
boğazı dar yaşamanın
derindir çünkü
bir çift göz
dünya gizi bir yar’dan.
Ah Yar…
Ahım

ten uyuşur, ten sökülür ellerinden
delik deşik ruhun dudaklarıma

bırak soyunsun üzerinden dünya
düzeltme açık kalsın düğmelerin
gözlerinin perdeleri sökük
ruhunun kapıları kırık kalsın.
İzim kalsın mahçup aşık
kürek kemiğinden içerde
bir ağrı gibi sabit ve yüklü
adın gibi keskin ve yüklü göğsüme


adın gibi…
adın dağıttı tüm anlatıları ve kelimeleri
kime kaç sevmek düşer bilir misin ?


unuttum ben çoktan…

unuttum çoktan

Sen olmaya geldim.

bou bou  07 Mayıs 2008 21:10  

diycek bir şey bırakmamışsın son cümle her şeyi açıklamış :)

dillerin sözün alına düşen perçem olur yüreğine sağlık demek kalır...
:)

tanura  07 Mayıs 2008 21:15  

bou bou'ya puan...

depresifik  08 Mayıs 2008 00:21  

Karanlıkla uğraşmaya gerek yok.. o var

heves  10 Mayıs 2008 12:52  

Bana türküler söyle
Ceketimin cebinde taşıdığım hayat hikâyemin
En acıklı yerinde
Çocukluğumun
Ergenliğimin
Geçtiği sokaklarda
Balkondan el sallarken bana gençliğim
İhtiyarlaşan bedenime inat
Bana türküler söyle
Daha önce hiç duymadığım
Dayanarak yürüdüğüm bastonumu
Öldüğümde
Benimle aynı yere gömmek şartıyla
Bana türküler söyle
Mezarımın başına gelip ağlamak yerine

-FeaRaF-

FeaRAnDFeaR  12 Mayıs 2008 18:34  

kısılmasın sesin yok oluşların ardında
dillensin dilin...
sessin olsun yokluğum
...

teşekkür ederim

tanura  12 Mayıs 2008 18:41  

zaman geçip gider...sızıyı da beraberinde götürür gittiği yere doğru...izler kalır arta kalan geriye...

dylon  12 Mayıs 2008 19:06  

Sevdiğimi görmüştüm sarı hatıra sayfalarında..
Ufff çok zaman geçmiş üstünden
zamanla küf tutmuş penceredeki parmak izleri...

stargazer1974  12 Mayıs 2008 19:33  

zaman geçip gider... ya küllenir ateş ya da tekrar alevler onu hayat...

çok zaman geçecek üstünden...

tanura  12 Mayıs 2008 21:16  

düşüşlere sebep olmamak gerek...
kendi kendine çelme takıyor insan

tanura  12 Mayıs 2008 21:20  

yavrum yine dökürmüşsün helal olsun

Aycu Portlek Manda  15 Mayıs 2008 11:36  

teşekkür ederim canımcım :))

tanura  15 Mayıs 2008 11:46  

içinden zaman geçmeyen acılar da vardır...an zamanda çivili kalır... ne güzel bir anlatım okudum bu gün...tebrikler...

ZAGROSi  15 Mayıs 2008 16:39  


Teşekkür ederim...Sevindim keyif almış olmana
:)

tanura  15 Mayıs 2008 16:47  

Ellerim neye dokunduysa
Hep sana varmışlığın hissine kapıldı
Hâlbuki çok uzaktın bana
Varamazdım bin yıl yürüsem de
Gözlerinin karanlığına

-FeaRaF-

FeaRAnDFeaR  16 Mayıs 2008 17:22  

zaman acıtır canı
ilaç derler ya inanma
bir yerlerde sızı kalır
geçen hatıraların sızısı
hele özleneni kaybettiysen...
hiç kaybetmemek dileğiyle

BATIK  17 Mayıs 2008 09:38  

zaman hafifletir yarayı
sızı kalır
bir türkünün sözüde dendiği gibi
zaman pansumandır yaraya
izleri kaybolmaz
acı hafifler
zaman geçer
unutur insana
unutmaz insan
silikleşir anı hafızada
acıtmaz canı
zaman geçer
sızı diner

tanura  22 Mayıs 2008 18:42  

alışmak en kötüsüdür yokluğuna

sweet drop  22 Mayıs 2008 18:44  

her yokluk
yeni bir varlık

tanura  22 Mayıs 2008 18:45  

açılıp yeniden kapanıyor...
zaman zaman bir öfkedir kusuyor hayat suratıma fırlatıyor kininden dolma tükürüklerini!

tanura  25 Haziran 2008 17:31  

küçük bir çocuğum.
kenarda düşünüyorum kendimi ve seni.
tanrı diyorum olsaydı acaba benim için ne derdi..
ama sen.
gerçekte içimdesin.
galiba dejavu yaşadım diyorum..
ve sonra.
asıl ölüm kokusu ortaya çıkar..
ölmemek...
ölmemek zamanın varlığını tüm mahvolmuşluğun devamıdır...
dibe vurmaktır..

cAZzZ  25 Temmuz 2008 01:21  

kan kokusu
alevlenmiş gözlerinden içeriye sızıyor
büyüyor hayat
gördüklerin genişliyor
seyrine dalıyor zaman
azalıyor
pandoranın kutusu açlmak için yine kapanıyor!

tanura  07 Eylül 2008 02:53  
bu yazıya puanı basanlar: