İÇİNE DÜŞTÜĞÜM KUYU40 yorum var - 18 Nisan 2008 00:44İçtiğim kahvenin tadı yok! Ne tat alabiliyorum ne de vazgeçebiliyorum. Alamadığım tadın ötesinde koca bir fincan kahveyi ellerimin arasında hala tutuyor ve yudumluyor olduğuma ise şaşırıyorum... bazen sağalmak için içe dönmek gerekiyor...ve, evet,hayat devam ediyor...bizle ya da bizsiz... depresifik 18 Nisan 2008 00:54Bu öykü hep böyle sürüyor Tanura. minnie mouse 18 Nisan 2008 00:54yedi kere düşersin engelskirchen 18 Nisan 2008 00:57şampiyon olmak hımmm düşünmeliyim.... içe dönmek sanırım belirli zamanlarda yapılması gereken bir eylem... ve evet bu öykü hep böyle sürüyor... yani gelinen ve gidilen yer belli aslında... Üstad (: tanura 18 Nisan 2008 12:21Kimsenin giremediği bir bahçede düşüyor akla fikir. Uyan! Uyan, sonra ellerini öp hayatın. Ölenler bu yüzden kaybettiler.Duy. Bahçelerine dadandı çocuklar,kiraz dallarına isimlerini yazdılar.Yeni doğmuş bir kedinin, ellendikten sonra sahiplenilmemesi gibi annesi tarafından. Atıldılar hayattan. Koru kendini! Ört perdelerini... bou bou 21 Nisan 2008 21:01hayatın çemberi korkuları ardına atılmış kırmızısı kadifeden perdelerle çevrili... tanura 21 Nisan 2008 22:02''...bildiğine inandığın tüm kelimeleri unut, bildiğine inandığın tüm anlamlarını...'' velvet kisses 21 Nisan 2008 23:00WENDIGO hayırlısı tabi :) tanura 22 Nisan 2008 16:06İyi biliyordur umarım da, hani derler ya bardağı taşıran son damla.. Hah senin yazı da böyle bi' etki bıraktı.. Ellerin dert görmesin.. Lanet olsun.. Chaotic Pessimist 22 Nisan 2008 16:08hom ben lisede hiç ağlamadım hiç mektup yazmadım... tanura 22 Nisan 2008 16:10bunları yazarken yorulmuyosmusun allasen ilk satırını okudum içime fenalıklar bastı hom mega 22 Nisan 2008 16:18
|