İÇİNE DÜŞTÜĞÜM KUYU

blog'a geri dön

16 yorum var - 26 Mart 2008 00:25

Kendime notlar yazıyorum...
Vedalar edip, yeni hikâyelere yeni kahramanlar ararken buluyorum.
Ayaklarıma inen karasularla yorgunluğun dibine vuruyor, yorgunlukla gelen uyku nöbetlerinde kuruyorum…
Düşünceler içinde ve uyanılan bir sabaha merhaba diyor, her arayışın sonunda aynı ile savuruyorum duymadığınız, duymayı hiç bilemediğiniz!
Görmediğiniz bütün ayrıntıları gözleriniz içine sokmak için can atıyorum…
Tuval’e yansımış resmin gölgelerini hiç fark etmediğinizin farkındalığında renkleri, beli belirsiz gökyüzü kalabalığını suratlarınıza yansıtıyorum ama sizler görmeyi bilmiyorsunuz, aslında görmek istemiyorsunuz…
Ve ben göremediğiniz gözlerinizle hayatı nasıl algıladığınızı anlamaya çalışıyorum...
Anlamlar katıp size canlar veriyorken buluyorum kendimi...
Kokunuzu duymuyorum, teninizi bilmiyor, sıcaklığınızı ise hiç hissetmiyorum...
Cümlesel dokunuşlarınızın ise sahte olduğunun bilincinde gülümsüyorum...
Vermediğim bütün kararları verip, yeniden
Artık zorlanmadığımı fark ediyorum, farkındalıkların garip soluk alıp verişlerle bölünemeyecek kadar sabit yerler edindiğini anladığımda ise korkulu bir telaşla geçiştirmeye başlıyorum her şeyi…
Uzaklaşıyorum…
Geride bırakarak bütün süslü geçmişi yürüyorum…
...

papatya çiçek böcek çelenk çimen ile gelmek istemezdim ama ne yaparsın ki içten gelen o.....

bu etiketi daha önceden açmıştım ama bugün sayelerinde tekrar anımsadım...

dharma bum  26 Mart 2008 00:27  

radiohead dinlerken okumak ayrı bir anlam kattı yazdıklarına. eline sağlık:)

houseofholy  26 Mart 2008 00:29  

farketmez alıştım ben dharma...
nden sonrada ulaştım bakalım neler çıkar yakışır yakıştırırlar bana bu kelebekti börtü böcekti rahat ol sen :)

tanura  26 Mart 2008 00:32  

teşekkür derim efendim :)

tanura  26 Mart 2008 00:32  

etrafa yayılıyor
kırmızı bir koku salıyorsun...
duymuyorum sadece düşlüyorum....

tanura  26 Mart 2008 00:38  

Geçmiş makyajlı bir sevgili.Her gördüğümüzde bir başkası sanıyoruz.
biz hep, ne kadar da yanılıyoruz...

minnie mouse  26 Mart 2008 01:13  


kırmızı düşülerimiz de denebilir...

tanura  26 Mart 2008 02:53  


aynı seyir, aynı garip yanılgı...
öğrenemediğimiz tek şey aynı tuzak, aynı bilinçsiz sızı...

tanura  26 Mart 2008 02:54  

yıllar önce bir şiirimde diye yazmıştım... dizelerde buluşuyoruz... ellerine sağlık :D

TeNeBRa  26 Mart 2008 23:43  

ve bir cigara yakışımız kadar kısa sürüyor yaşamlarımız://
alacaklı doğduk alacaklı ölmeyeceğiz ama aşkla öreceğiz yepyeni bir ezgi yayılacak ıslıklarımızdan ve aşk olacağız haramiye ve feleğe başkaldırırcasına:/
yüreğine sağlık tanuracım:)

ikkarus  27 Mart 2008 00:11  

buluşmuşuz kelimelerin bir ucunda iyide yapmışız ama merak ettim doğrusu yazdığın o şiiri de :)

tanura  27 Mart 2008 15:44  

seninde yüreğine sağlık :)

tanura  27 Mart 2008 15:46  

çok güzel yazmışsın tanuramiçin gibi güzel

Aycu Portlek Manda  31 Mart 2008 11:31  

sağol ayçam...

tanura  01 Nisan 2008 19:41  

guselll olmussss..... eline saglik

efesdark  08 Nisan 2008 12:19  

teşekkür ederim efesdark...

tanura  09 Nisan 2008 15:51  
bu yazıya puanı basanlar: